Kültür sanat alanında bağımsız üretim yapanlar için görünürlük ve sürdürülebilirlik hâlâ temel meseleler arasında. “Bağımsızlar”ın 34. bölümünde Ekmel ertan, konuğu kültür ekonomisi uzmanı ve akademisyen Funda Lena ile bu meseleleri konuştu. Gündem: veri, kayıt dışılık, örgütlenme ve kültürel çeşitlilik.
Funda Lena’ya göre en büyük sorunlardan biri, kültür sanat alanında güvenilir veri eksikliği. TÜİK verileri oldukça yetersiz. Örneğin, resmi verilere göre tüm yaratıcı sektörlerde sadece 52.000 kişi çalışıyor görünüyor. Oysa sadece müzik sektöründe çalışan sayısının bunun çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu durumun sonuçları önemli: Veri eksikliği, kültür alanı için politika oluşturulmasını ve destek mekanizmalarının geliştirilmesini engelliyor. Alanın gerçek potansiyeli görünmez kalıyor.
Pandemi süreci, örgütsüzlüğün ne kadar kırılgan bir yapı oluşturduğunu gösterdi. Bağımsızlar kamu desteğinden yeterince faydalanamadı çünkü:
Bu süreç, örgütlenme ihtiyacını ve veri tutmanın önemini bağımsızlar açısından daha görünür hâle getirdi.
İnternet ve dijital platformlar bağımsızlara yeni imkânlar sundu. Sanatçılar, yapımcıya veya büyük bir kuruma bağlı kalmadan üretim yapabilir hâle geldi. Ancak bu süreç düşündüğümüz kadar “demokratik” mi?
Hayır. Çünkü:
Spotify örneği çarpıcı: Yılda milyonlarca şarkı yükleniyor, ama sadece %0.7’lik bir sanatçı grubu pastanın %90’ını paylaşıyor.
Bağımsız Kolektifler: Sayıları Artıyor Ama Sürdürülebilirlik Zor
Funda Lena’ya göre pandemi sonrası bağımsız sanatçıların ve oluşumların örgütlenme eğilimi arttı. Ağ kurma, meslek birlikleri oluşturma, kolektifler kurma gibi adımlar yaygınlaştı. Ancak bu yapılar:
Fonlar genellikle proje bazlı. Projeyi yürüten kişinin emeği çoğu zaman görünmez kalıyor, maaş ödenmeyen bir gönüllülük hâline dönüşüyor. Bu da “kendi emeğini sömürme” döngüsünü doğuruyor.
Kültür Politikası Olmadan Yol Alınamaz
Türkiye’de kültür politikası eksikliği, bağımsız alanı doğrudan etkiliyor. Oysa UNESCO’nun 2005 Kültürel İfadeler Çeşitliliği Sözleşmesi’ne Türkiye taraf. Bu sözleşme, bağımsız oluşumların desteklenmesini devletlere yükümlülükolarak koyuyor.
Ancak politika yapıcılar genellikle büyük kurumların temsilcileriyle çalışıyor. Bağımsız yapıların ihtiyaçları politika düzeyine yeterince yansımıyor.
Neden Bağımsızlar Bu Kadar Önemli?
Çünkü kültürel çeşitliliği yaratan, yaşatan ve geliştiren yapılar onlar. Ana akımın dışında duran bağımsızlar, yaratıcı riskler alarak ifade çeşitliliğini artırıyor. Tıpkı doğadaki biyoçeşitlilik gibi, kültürel çeşitlilik de toplumun sağlıklı gelişimi için kritik bir unsur.
Son söz:
Bağımsızların sürdürülebilirliği için veri üretimi, örgütlenme ve kaynak erişimi kadar önemli olan bir şey daha var: tanınmak ve ciddiye alınmak.

BAĞIMSIZLAR, Türkiye’de kültür sanat ve ona komşu alanlarda çalışan bağımsız organizasyonların görünürlüğünü artırmayı amaçlayan, iş birliğini, paylaşım kültürünü ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen, kolaylaştırıcı bir oluşumdur.

Bağımsızlar hub projesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla bağımsızlar.org'a aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

