.

Bergama'da Bir Nefes Alanı: Odeon Pergamon ve Sanatla "Tersine Çevirmek"

Türkiye'de kültür sanat hayatı çoğunlukla metropollerin yörüngesinde dönerken, Bergama gibi tarihi ve kültürel mirası zengin bir kentte filizlenen bağımsız bir sanat mekanı, yerelde yeni bir soluk ve karşılaşma alanı yaratıyor. 2022'de kapılarını açan Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı, katılımcı, kapsayıcı ve alan açan bir yaklaşımla, kentin kültürel dinamiklerini harekete geçirmeyi hedefliyor. Mekanın kurucularından Günseli Baki ile Odeon Pergamon'un kuruluş hikayesini, merkez dışında sanat yapmanın dinamiklerini ve "Tersine Çevir" projesi kapsamında gerçekleştirdikleri "Geceyi Yürümek" sergisinin derinliklerini konuştuk.

Bir İhtiyaçtan Doğan Kolektif Bir Hayal

Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı, tek bir kişinin değil, ortak bir derdi ve hayali paylaşan bir grup insanın kolektif iradesiyle doğmuş. Aralarında Ne Yerde Ne Gökte Derneği, Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi, Bergama Tiyatro Festivali gibi oluşumların da bulunduğu 25 kültür sanat üreticisi ve destekçisi, "Odeon Pergamon Kolektifi" olarak bir araya gelmiş. Günseli Baki, bu süreci "Bergama’nın kültür sanat hayatına katkıda bulunma ve bunu kültür sanat aracılığıyla anlatma arzusunun bir sonucu," olarak tanımlıyor.

Uzun süren yapısal ve ilkesel tartışmaların ardından 1 Eylül 2022 Dünya Barış Günü'nde kapılarını açan mekanın temel amacı, yereldeki mekan yetersizliğini gidermek ve hem üreticilere hem de izleyicilere bağımsız bir alan sunmaktı. Baki, "Kültürel ve siyasi daralmanın yarattığı sıkışmışlıktan kurtulmak için bağımsız kültür sanat alanlarının varlığına hiç olmadığı kadar çok ihtiyaç var. Bu mekanın da kentte yeni bir karşılaşma alanı açarak herkes için bir nefes olmasını umut ediyoruz," diyor.

Bergama'nın İzmir merkeze olan uzaklığı, kültür-sanat etkinliklerine erişimi zorlaştırsa da, bu durum aynı zamanda yerel dayanışma kültürünü harekete geçiren bir dinamiğe dönüşmüş. Esnaftan, yerel destekçilerden ve dışarıdan takip eden dostlarından aldıkları destekle mekanı hayata geçiren kolektif, "Burası Bergamalıların," diyerek kapsayıcı bir davet sunuyor.

"Tersine Çevir": Sanatla Toplumsal Cinsiyeti Tartışmak

İçinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılar, bağımsız yapıları kaynak bulma konusunda zorlarken, Odeon Pergamon bu engeli bir fırsata dönüştürmüş. cultureCIVIC Yapısal Destek Fonu'na başvurdukları "Tersine Çevir" projesi, hem mekanın ekipman ihtiyacını karşılamış hem de yılın temasını belirlemiş: Toplumsal cinsiyet eşitliği.

Proje, atölyeler, seminerler, tiyatro oyunları ve sergiler aracılığıyla, cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan eşitsiz güç ilişkilerini tartışmaya açmayı hedefledi. Baki, amaçlarını "Eşitsizliği temellendiren ve toplumsal bir uzlaşı haline gelen algıları tersine çevirmek için farkındalık yaratmayı amaçladık," sözleriyle özetliyor. Proje, eril tahakkümün farklı alanlardaki yansımalarını kültür-sanat etkinlikleriyle ele alarak, konunun politik, kültürel ve toplumsal önemini vurgulamış.

"Geceyi Yürümek": Kadınların Gecesi ve Zihinsel Yolculukları

"Tersine Çevir" projesinin en çarpıcı çıktılarından biri, "Geceyi Yürümek" atölyesi ve ardından gelen sergi oldu. Atölye, yürüme eylemini sanatsal bir pratik olarak ele alırken, feminist bir perspektifle kadınların geceyle ve kamusal alanla kurduğu karmaşık ilişkiyi merkeze aldı.

Atölye süreci, avangart sanat pratiklerinden ve Situasyonistlerin "dérive" (sürüklenme) tekniğinden ilham alarak, katılımcılara yaratıcı bir deneyim alanı sundu. Virginia Woolf'un metinleri rehberliğinde yapılan okumalar, kimlik, beden, mekan ve bellek gibi kavramlar üzerine derinlikli tartışmalara zemin hazırladı. Katılımcı sanatçılar, gecenin tekinsizliğinde tek başlarına çıktıkları yürüyüşlerde, kendilerini akışa ve tesadüflere bırakarak zihinlerini ve duyularını harekete geçirdi. Bu süreçte tuttukları el yapımı sanatçı kitapları, hem bir rota haritası hem de birer deneyim arşivi işlevi gördü.

Serginin kuramsal motivasyonu, tarihten bugüne kadınların gece sokaklarda var olma mücadelesine dayanıyor. Yürüyüş, tarih boyunca erkek sanatçılar ve düşünürler için bir yaratıcılık kaynağıyken, kadınlar için uzun süre yasaklı ve tehlikeli bir eylem oldu. "Geceyi Yürümek" sergisi, bu tarihsel arka planı sahiplenerek, kadınların gece yürüyüşlerini politik, başkaldıran ve tersine çeviren bir eylem olarak konumlandırıyor.

Sergideki işler, sanatçı kadınların bu yürüyüşlerdeki hislerini, zihinsel maceralarını ve deneyimlerini anlatıyor. Gece, sorumlulukların geride bırakıldığı, kişinin kendisiyle baş başa kaldığı, "özgürleştiği ve yeniden doğduğu" bir zamana dönüşüyor. Atölye sürecinde çeşitli nedenlerle gece yürüyüşlerini gerçekleştiremeyen kadınların "zihinsel yürüyüşleri" de sergide kendine yer bularak, kadınların sırtlandığı görünmez yüklere dikkat çekiyor.

Sergide ses, koku ve dokunma gibi farklı duyulara hitap eden yerleştirmeler de öne çıkıyor. Bir baykuş sesinin tetiklediği anılar, sessizliğin bir hatırlama mekanına dönüşmesi, karanlığı dokunsal olarak hissettiren bir deneyim kutusu ve dokunulduğunda rahatsızlık veren malzemelerle kaplı bir sanatçı kitabı, izleyiciyi çok katmanlı bir algı yolculuğuna çıkarıyor. Bu üretimler, feminist sanatın sadece bir kimlik beyanı değil, aynı zamanda estetik ve kavramsal bir arayış olduğunu da gösteriyor. "Geceyi Yürümek", Odeon Pergamon'un sanat aracılığıyla nasıl derinlikli, politik ve dönüştürücü bir tartışma alanı yarattığının en güçlü kanıtlarından biri olarak Bergama'nın kültür belleğinde yerini alıyor.

BAĞIMSIZLAR, Türkiye’de kültür sanat ve ona komşu alanlarda çalışan bağımsız organizasyonların görünürlüğünü artırmayı amaçlayan, iş birliğini, paylaşım kültürünü ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen, kolaylaştırıcı bir oluşumdur.

Destekçilerimiz:

Bağımsızlar hub projesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla bağımsızlar.org'a aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram