Kültür-sanat alanında bağımsız yapılar her zaman görünürlük mücadelesi verirken bir yandan da üretimlerine devam ediyor. Açık Radyo’daki Bağımsızlar programının 46. bölümünde İpek Çankaya, Özgül Kılıçaslan ve Hekmel Artan, bu sahadaki değişimi, zorlukları ve umutları tartıştı.
Son yıllarda Anadolu kentlerinde bağımsız yapılar hızla artıyor. Ancak bu artış beraberinde şu soruları getiriyor:
Bugün İstanbul’da büyük sanat organizasyonlarıyla paralel olarak gelişen bir dayanışma ekonomisi var. Ancak bu ekonominin de kendi içinde zorlukları bulunuyor.
2010’ların başında büyük umutlarla kurulan birçok sanat inisiyatifi artık ya kapanmış durumda ya da ciddi anlamda yorgunluk yaşıyor. Ortak bir gözlem şu: Birçok yapı, kendi emeğini saymadan varlığını sürdürmeye çalıştı. Bu da zamanla sürdürülemez hâle geldi.
“Projeleri yürütürken kendi emeğimizi yok saydık. Dış destek gelmeyince her şey bir mücadeleye dönüştü.”
Bağımsız sanat alanı, çoğunlukla dayanışma üzerine kurulsa da finansal kaynaklara erişim ve görünürlük alanında hâlâ ciddi bir eşitsizlikle karşı karşıya.
Avrupa Birliği destekli projeler bazı yapılara nefes aldırdı. Ancak:
“İlk projeyi yürütmek için ikinci projeyi almak zorunda kaldık. Bir döngüye girdik ve çıkması zordu.”
Yerel yönetimlerin veya kamu kurumlarının destek sunduğu projelerde de güvensizlik ve bürokrasi nedeniyle bağımsız yapılar zorluk yaşıyor:
Bağımsızlar.org haritası gibi inisiyatifler, sahadaki yapıların görünürlüğünü artırıyor. Bu sadece sembolik değil; aynı zamanda ortak bir güç alanı oluşturma potansiyeli taşıyor.
“Bu harita bir umut kapısı. Birbirimizi görmek, ortak talepler oluşturmak ve daha görünür olmak için çok kıymetli.”
Turner Prize gibi uluslararası prestijli ödüller artık kolektiflere veriliyor. Kolektif yapıların artışı sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde de bir eğilim hâline gelmiş durumda. Ekonomik baskılar, bireysel üretim yerine dayanışma temelli üretimi ön plana çıkarıyor.
“Çağdaş sanatın bugünkü ihtiyaçları bireysel üretimi değil kolektif üretimi zorluyor.”
Program boyunca tekrar tekrar vurgulanan temel mesele: Türkiye’de hâlâ bağımsız sanat yapıları için kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kültür politikası yok.
Sonuç: Umut Kolektif Hareketten Geçiyor
Bağımsızlar yalnız değil. Büyümek zorunda değiller ama görünür olmak, tanınmak ve desteklenmek zorundalar. Bu destek sadece finansal değil; aynı zamanda kültürel ve politik anlamda bir tanınmayı da içeriyor.
“Gerçek üretimi yapanlar bağımsızlar. Görünür olmak sadece piyasa için değil, politika üretimi için de önemli.”

BAĞIMSIZLAR, Türkiye’de kültür sanat ve ona komşu alanlarda çalışan bağımsız organizasyonların görünürlüğünü artırmayı amaçlayan, iş birliğini, paylaşım kültürünü ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen, kolaylaştırıcı bir oluşumdur.

Bağımsızlar hub projesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla bağımsızlar.org'a aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

